ORDU NUN ESKİ MAHALLELERİNDEKİ, MERDİVENLİ DİK YOKUŞLAR…

ORDU DA “BADALLI” DENİLEN  DİK SOKAKLAR..

Ordu’ ilinin ilk yerleşim yerlerinden olan Taşbaşı, Zaferimilli ve Aziziye mahallelerinde bazı sokaklara dik merdivenlerle  çıkılabiliyor. Ordu da o zamanlar  bu merdivenlere “Badal” derlerdi, işte bu “Badallı” dik sokakları şimdiki yaşayan genç nesil pek bilmezler. Kireç taşlarından yonulu merdivenlerden oluşan bu yollarda  basamak sayısı sokağın uzunluğuna göre bir hayli fazladır. Deniz tarafından Boztepe’nin eteklerine doğru dikkatlice bakıldığında bu dik basamaklar beyaz bir çizgi şeklinde görünür. Dar merdivenlerin iki tarafında bağdadi sıvalı iki üç katlı bahçeli evler, taş, ahşap, kireç boyalı olarak yan yana yer alırlar. Bundan yüz yıl önce taştan yapılmış bu tarihi merdivenler hala sağlamlığını koruyor, Fakat  son zamanlarda Belediye ve ilgili diğer kurumlar tarafından yapılan yenileme çalışmaları nedeniyle  tahrip de oldular. Eskiden Taşbaşı’nda ve Zaferimilli mahallesinde ilkokulu bitirenler için bu mahallelerde henüz bir ortaokul yoktu. Taşbaşı, Aziziye ve Zaferimilli mahallelerinin gençleri dar ve dik yollarda yürüdükten sonra dik merdivenlerden kestirme olarak Hamam düzüne yeni yapılan Merkez Ortaokuluna kadar hızlıca giderlerdi. Ordu’nun öyle çok sert bir iklimi yoktu ancak bazı yıllarda kışın oldukça çok fazla kar yağardı. Okullar eskiden kar yağışlı ve soğuk günlerde bile açık olurdu. Eski talebeler ilkokuldan liseye kadar bir kez bile kar tatili olduğunu görmeden okulu bitirirlerdi. Karlı havalarda o sokaklardaki kaygan merdivenlerde yürümek ise iyice zorlaşırdı. Ama yine de talebeler dize kadar yağan karlara bata çıka okula giderdi. Ordu’da sokak merdivenleri bir zamanlar yaşamın bir parçası idi. Merdivenlerde hızla çıkanlar bir süre sonra olduğu yere çökerlerdi. Merdivenleri çıkanların veya inenlerin basamakları saymaları pek makbul sayılmazdı. Ama mahallenin  çocukları ise merdivenleri çıkarken saymayı eğlenceli görürlerdi. Yukarı doğru badalları çıkmak, aşağı doğru inmekten çok daha yorucu idi. Ellerinde yükü olan yaşlılar birkaç basamakta bir durup, derin  nefes alır, terini siler ve basamakları dinlenerek çıkmaya devam ederlerdi. Nefesi tıkanan bazı yaşlıları kenarda gölgede otururlardı. Kışın karda buzda basamaklardan hızlıca inerken kayarak bacağını, kalçasını kıranlar oldukça fazlaydı. Şu anda merdivenleri kullanan o dönemin insanları her iniş çıkışta eski günleri hatırlayıp bu günlerle kıyaslarlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir